Ermeniler ve Balkan Savaşı

849
  •  
  •  
  •  
  •   

1912’de Balkan Savaşı başlarken Osmanlı ve Ermeniler arasında 30 yıla varan gerilim vardı. Bazı Ermeni ayaklanmacılar Bulgaristan’da idi.

Bunlardan biri, Ermenilerin milli kahramanı, Andranik Ozanyan idi. Varna’da çeteler için silah üretiyordu;

Ozanyan, Garegin Njdeh ile birlikte Balkan Savaşı’nda Bulgar Ordusu’nda gönüllü olmak için bir birlik oluşturdu;

Birlik hemen hepsi Osmanlı vatandaşı 300 kişi civarıydı. Ermeniler Makedonya-Edirne Gönüllü Birliğine katıldı;

Birliğin resme komutanı Njdeh idi ama asıl hakimiyet Andranik Ozanyan’daydı. Üstteki Njdeh, altta ise Ozanyan;

Makedonya-Edirne Gönüllü Birliği, aslında düzenli asker değil çetecilerden oluşuyordu, Ermeniler de öyleydi;

Bilen bilir, düzenli asker nispeten fazla savaş suçu işlemez, belli disiplin dışına çıkmazdı; ama gönüllü birlikler için durum tersiydi;

İşte bu birlik, fotoğrafta görüldüğü gibi, Bulgar general Protogerov komutasında Sofya’dan ayrıldı;

Bu arada Bulgaristan’da önemli nüfusu ve ekonomik gücü olan Bulgarlar Ermeni birliğine ve Bulgar ordusuna ciddi yardımlarda bulunmuştu.

Birliğin ilk icraatı Haskova yakınlarındaki Türk köyü Aydurmuş’un camine haç dikmek oldu. Bu, icraatlarının en masumu olacaktı!

Birlik sonra Kırcaali’ye geçti. Ancak çatışmaya girmekten çok, sonrasında yağma ve katliamlar yapıyorlardı;

Kasım 1912’de birlik Uzunhamitler ve Balkan Töresi bölgesinde Osmanlı’ya karşı savaştı, Ermenilerin burada önemli işler başardığı söylenir.

Yaver Paşa’nın komutasındaki Osmanlı ordusu, ordunun geri kalanı gibi çok başarısız oldu. Makaz düştü, Bulgar Ordusu Gümülcine’ye girdi.

Gümülcine’de Ermeniler ve rahipleri gönüllü birliklerini coşkuyla karşıladı; Ermeni mahallesine yerleştirdiler;

Birlik Meriç kıyısında kıstırılan Osmanlı Ordusu kuşatmasına katıldı. Yaver Paşa burada 10 bin askerle teslim oldu;

Ermeniler 10 bin Osmanlı askerini Andranik Ozanyan’ın Ermeni birliğiyle teslim aldığını iddia ederler ancak doğruluk payı yoktur.

Ermeni Birliği Bulgar Ordusuyla Meriç’in doğusuna geçti.

Foto: Bulgarlarla Keşan’ı ele geçirmelerini kutluyorlar;

Daha sonra Malkara ve Tekirdağ’a uğrayan Ermeni Birliği, Barbaros köyünde kıyı koruması görevine geçti;

Tekirdağ Ermenileri, Bulgarlarla birlikte gelen Ermeni Birliği onuruna büyük bir kutlama yaptılar;

Ermeni Birliği, Enver Paşa’nın denizden planladığı ama başarısız olan çıkarmanın savunulmasında aktif görev aldı;

Ermeni Birliği, daha sonra dağıldı. Arkalarında, geçtikleri her yerde yaptıkları katliamların izi kaldı;

Ermeni gönüllülerinin de dahil olduğu Makedonya-Edirne Gönüllü birliği, savaşın en utanç verici suçlarını işledi;

Savaşı gazeteci olarak izleyen Troçki’nin ifadesiyle “B. ve D. Trakya’da geçtikleri yerde başıyla gövdesi bir tek Müslüman bırakmadılar”

Katliama uğrayanların hepsi de yaşlılar, kadınlar ve çocuklardı! Çünkü onları koruyabilecek erkekler askerde, asker ise kaçıştaydı.

Yine Troçki’nin ifadesine göre bu birlik Rodoplarda bir Pomak köyünü topa tutup insanları ve hayvanları yok etti;

“Dimetoka’ya giren Ermeniler ve Bulgar süvarisi; müslümanları Meriç’e zorla sokup ördek gibi avladılar.” -Troçki;

Bu Dimetoka hadisesi Leon Troçki’nin kitabında aynen şöyle geçer;

Yine Leon Troçki’nin kaleminde, Makedonya-Edirne ve Ermeni gönüllüler birliğinin (lejyon) yaptıkları;

Troçki Ermeni askerlerle de görüşür. Onlar, kendilerinin Bulgar çetecilere göre daha az katliam ve yağma yaptıklarını iddia eder.

Bu Ermenilerin hemen hepsi sonra 1. Dünya Savaşı’nda yine Osmanlı’ya karşı bu kez doğuda Ruslar adına savaştı;

Andranik Ozanyan Bulgarlardan onur belgesi aldı, ABD ve Fransa’ya geçti. Kaliforniya’da yaşadı, orada öldü. (1926)

ABD’de Ermeniler tarafından kahraman gibi karşılandı. William Saroyan onun ABD’ye gelişini hikayesinde “tüm Ermeniler oradaydı.” diye anlatır.

Cenazesi Ermenistan’a getirilmek istendi ama Sovyetler izin vermedi, Paris ’te kaldı. Bugün Erivan’da heykeli var;

Ermeni Gönüllü birliğin resmi komutanı Njdeh 2.Dünya Savaşı’nda gerçek bir sosyalist gibi(!) Naziler için savaştı!;

Savaş sonunda Sovyetler tarafından yakalandı, 25 yıl hapis yedi. Ara sıra Moskova’ya “gelin Türkiye’ye girelim” diye mektupları yazdı.

Mektuplarına cevap gelmediği gibi ölene kadar ağır şartlarda hücrede tutuldu. Ölünce cenazesinin Ermenistan’a gömülmesine izin verilmedi.

Balkan Ermenileri ise tüm savaşlarda olduğu gibi Bulgarları desteklemeye devam ettiler. 2. Dünya Savaşı’nda Naziler için savaştılar.

2. Dünya Savaşı sonrası sosyalizm gelince Bulgaristan’dan; Bulgarlarla ittifakları yüzünden de Yunanistan’dan uzaklaştırıldılar.

Konuyu kişiselleştirmek istemediğim için sona ekliyorum: Büyük dedem Sofulu’da Ermeni ve Bulgarların himayesindeki çetelerce katledildi.

Hepsinden önemlisi, tüm bunlar 1915’ten 3 yıl önce oldu. 1915 durup dururken yaşanmadı, onlarca yılın ve kanın birikiminin sonucu oldu.

Trakya halkı savaş sonrası Balkan Savaşı’nda katliamcı Ermeni birliği ve Bulgarlara yardım eden D. ve B. Trakya Ermenilerine dokunmadı.

Son sözüm: Bir çok savaş hakkında okudum, anladığım şu: Az sayıda fanatikler ve politikacılar savaş başlatır, çok sayıda masum ölür.

İnsana yakışan; din, ırk ayrımı gözetmeden, fanatikler yüzünden ölen herkesin yasını tutmaktır. 1877, 1912, 1915, 1942 fark etmez!


  •  
  •  
  •  
  •