Biz Kim miyiz?

Biz Rumeli’den göçmüş ailelerin, Trakya’da doğmuş çocuklarıyız…

Kökü komşu avluda kalmış ağacın yan avluya düşmüş meyveleriyiz…

Tüm dünyayı Trakya gibi, tüm insanları Rumeli göçmenleri gibi sanarak büyümüş naif nesilleriz…

Gerçek dünya ile tanışınca önce bocalamış, ama köklerine bağlı kalarak her zaman ayakta durmasını bilmiş kızanlarız, kızçeleriz…

Hemşerimize, siyasetçiye vs. dayanarak değil, sadece kendimize güvenerek bir yerlere gelmiş bireyleriz…

Demokrasiyi daha paliyken aile içinde görmüş, kadına el kalktığını görmeden büyümüş nesilleriz…

Her siyasi görüşe dağılmış, ama asla Mustafa Kemal’in izinden çıkmamış Cumhuriyet çocuklarıyız.

Osmanlı’yı Rumeli’ye taşıyanların, Anadolu’da dağılmışken ayakta tutanların, serhat boylarını bekleyenlerin torunlarıyız.

Acı Balkan hikayeleri ile büyümüş, büyüdükçe geçmişine tarihine merak salmış çocuklarız.

Trakya’dan zaman zaman uzak kalmış, uzak kaldıkça toprağına hasret kalmış gurbetçileriz.

Trakya’yı, Balkanlar’ı tutkuyla seven; ama sevgiden aklı tutulmamış, gerektiğinde kendisini ve toplumunu da eleştirmesini bilen insanlarız.

Her biri kendi alanında iyi işler çıkarmış, ama birbirinden habersiz hemşerileriz…

Türkü, Boşnağı, Pomağı, Romanı, Arnavutu, Torbeşi, Patriyotu, Goralısı, Ulahı, Karakaçanı bir arada büyümüş, aynı sınıfta okumuş kardeş çocuklarıyız.

Gerçek hayatta iş güç derken toprağımızdan ve canlarımızdan kopmuş ama sanal dünya sayesinde birbirini yeniden bulmuş eski dostlarız…

Yozlaşan dünyada Trakyalılık ve Rumelilik’in değerini daha iyi kavramış; bu değerlere sahip çıkmaya niyetli idealistleriz…

Bir değiliz, bir çok kişiyiz…

Bugün değiliz; hem geçmişiz, hem geleceğiz…

Orfeus’un Meriç’te yüzen parçalanmış bedeniyiz…

Spartaküs’ün toprağıyız…

Pavlikanların pehlivanlarıyız…

Sarı Saltuk’un torunlarıyız…

Tahta kılıçlı dervişlerin askerleriyiz…

Paşa Yiğit’in yiğitleriyiz…

Kızıldeli’nin akıllı evlatlarıyız…

Savcı Bey’in yanlış hesabıyız…

Stefan Lazareviç’in deli cesaretiyiz…

Bedreddin’in süreğiyiz…

Gjerg Kastrioti’nin inadıyız…

Fatih’in yarım kalmış hayaliyiz…

Karaman sürgünleriyiz…

Mostar Köprüsü’nün kilit taşıyız…

Gül Baba’nın Tuna’ya düşen goncasıyız…

Sokollu’nun uzun boyuyuz…

Harabati Baba’nın harabeleriyiz…

Sinan’ın Tuna’dan Ergene’ye uzanan köprüsüyüz…

Kazak Abdal’ın eşşeğiyiz..

Deliorman’ın sürgünleriyiz…

Hasan Rıza’nın gurur tablosuyuz…

Mayadağ’dan kalkan, Gala Gölü’ne konan kazlarız…

Evlad-ı Fatihan’ın fatihasız kalmış mezarlarıyız…

Fuat Balkan’ın komitacılarıyız…

Mustafa Kemal’in komşu çocuklarıyız…

Yahya Kemal’in dizelerinde akan Vardar’ız…

Stjepan Filipoviç’in sıkılı yumruklarıyız…

Kapetan Kemal’in andartlarıyız…

Deli Selim’in taksimiyiz…

Selim’in Sesler’iyiz…

Biz, siziz…