Atakan Sevgi’nin “Balkan Savaşlarında Trakya ve 1912 Edeköy Katliamı” kitabı çıktı!

409

Balkan Harbi’nde Yunanlar (köyün tamamını) yakarak ya da kılıçtan geçirerek öldürdüler. Ancak kaçanlarla askerde olanlar kurtulabildi. Bizi kesenler kendi yanımızda çırak olarak çalışan Sofulu’lulardı. Kesmelerin nedeni köyümüzün zenginliğiydi. O zamanlar Edeköy Ovası, altın yuvası derlerdi, bugün bile derler. İşte o vakit harbi fırsat bilen Rum ırgatlar, çıraklar ilk önce köyün ileri gelenlerini topladılar, Sofulu kasabasına götürdüler. Gidenler bir daha geri dönmedi, sonradan bunların hergün  bir tarafı kesilerek öldürüldüğünü duyduk. Bu olaydan sonra bir sabah köyü bastılar. Önce köyün erkeklerini toplayıp Meriç Nehri’nin başında kesip suya attılar. Daha sonra kadınlar ve çocukları kesmeye başladılar. Gene köyün kızlarından bazılarını Sofulu’ya götürdüler. Bunlardan da bir daha haber çıkmadı…”

1912 Edeköy katliamının bir tanığından naklen…

Balkan Savaşları, Osmanlı’nın en ağır yenilgilerinden biri olarak görülmektedir. Yaklaşık 5 asırdan beri Türkler’e yurt olan, ana sefer politikalarının uygulandığı ve devlet politikası itibariyle Anadolu’dan daha fazla önem verilen Balkanlar’ın büyük bir bölümünün elden çıkışının adıdır Balkan Savaşları… Balkan Savaşları sadece askerî bir yenilgi değildir. Aynı zamanda vahşetlerin, mezalimlerin, göç hikayelerinin, tam anlamıyla Türkler’in öksüz kalışının diğer ismidir… İşte bu mezkur kitapta öksüz kalışımızın, atalarımızın uğradığı mezalimin hikayeleri bulunmaktadır. Eser her yaştan ve her kitleden kimsenin okuyabileceği tarzda bilimsel olarak hazırlanmıştır. Adının aksine sadece Edeköy’de yaşanan katliamlar değil Balkanlar’ın diğer şehirlerinde yaşanan katliamlara da yer verilmesi Balkan Savaşları’ndaki mezalimler hakkında bilgi sahibi olmamızı sağlamaktadır.

Özellikle Edeköy katliamı konusunda başucu kitabı niteliği taşıyan bu eseri ilk açtığımda; “Meriç, dünyayı ikiye ayıran nehir” gibi kendi içinde derin manalar içeren bir sözle karşılaşmam kitaba olan merakımı daha da fazla celbetti. Yazarın birkaç kuşak önceki ailesinin uğradığı mezalimi 14 yıl boyunca araştırıp, araştırdıklarını bir kitapta ebedileştirmesi kitabı büyük bir saygıyla incelememe vesile oldu.

Balkan Savaşları, Balkan Savaşları’nda Bulgar, Sırp ve Yunan mezalimi üzerine yazılmış onlarca kitap ve makale bulunmaktadır. Fakat Balkan Savaşları’nda Trakya ve 1912 Edeköy Katliamı isimli neşriyatı diğer eserlerden farklı kılan en önemli özellik eserde 156 adet özgün görsel kullanılmasıdır. Anlatıların görsellerle desteklenmesi zihinde kalıcılığı arttırıp, düşünsel aktivitelere girilmesini sağlamaktadır.

Yapıt, birinci elden kaynak denilen eserlerden müretteptir. Başbakanlık Osmanlı Arşivleri ve Genelkurmay ATESE Daire Başkanlığı Arşivleri’nden yararlanılan kaynaklar ile eserin bilimselliğinin arttırılması sağlanmıştır. Yer yer arşiv belgelerinin sunduğu bilgiler yalın halde kullanılmayıp; dönemin çağdaşları olan Ljubomir Miletich (Bulgar tarihçi), Gustav von Hochwachter (Alman subay), Georges Remond (Fransız gazeteci), Leon Troçki (Rus gazeteci ve Sovyet devrimcisi), Stephane Lauzanne (gazeteci), Philip Gibbs, Lionel James (gazeteci), Ashmead Bartlett (Daily Telegrapy muhabiri) gibi olaylara tanık olan yazarların kitaplarından elde edilen bilgilerle sentez haline getirilip okuyucuya sunulmuştur.

Kitabı birçok inceleme-araştırma eserinden farklı kılan bir diğer özellik ise mezalime maruz kalan kişilerin aileleriyle yapılan görüşmelerin aktarılmasıdır. Yukarı da örneği verilen bu aktarımlar kitaba samimiyet katmakla birlikte alışılanın aksine bir tarih anlayışı olarak karşımıza çıkar. Görüşülen kişilerin fotoğraflarının da kullanıldığı bu eserde özellikle aşağıdaki görselin hikayesinin bilinmesini kesinlikle tavsiye ederim.

Kitabın muhteviyatında gerek görsellerle gerek yazılı bilgilerle kısmî saha tarihçiliğini de görmemiz söz konusudur. Eserin asıl konusu yazarın ailesinin de bulunduğu Müslüman-Türk tebanın uğradığı katliamlar iken;

“Bu kitabın amacı tarihi bir olayı kullanarak kin, düşmanlık ve kan davası gütmek değil, tarihten ders alarak benzer olayların yaşanmaması için barışa katkıda bulunabilmek” sözü Atakan Sevgi’nin akılcı ve çağdaş bir yaklaşım içinde olduğunu belirtir.

Tarihin en ağır yenilgilerinden biri Birinci Balkan Savaşı, bu savaşın en dramatik sahnesi de Trakya cephesidir.

Bu kitabın konusu, Birinci Balkan Savaşı’nda yaşanan bozgun, buna bağlı olarak savunmasız kalan Trakya halkının başına gelenler ve özel olarak Edeköy nahiyesinde yaşanan büyük katliamdır.

Edeköy Katliamı 1912 yılının Kasım ayında gerçekleşmiştir. Olaylar sırasında nahiye yağmalanmış, yerli halk ve o sırada Edeköy’e sığınmış bulunan Batı Trakyalı Müslümanlardan binlerce kişi işkencelerle öldürülmüştür. Katliamı yapanlar çevredeki Rumlardan oluşan çetelerdir. Katliamın sorumlusu Rumların birçoğu Edeköylüleri yakından tanıyan, yıllarca onlarla birlikte çalışmış, onların ekmeğini yemiş kişilerdir.

Çeteler savaş öncesi yıllarda konsolosluk aracılığıyla Yunan devleti tarafından silahlandırılmış ve yönlendirilmiş, savaş sırasında da Bulgar ordusunun himayesinde hareket etmiştir.

Osmanlı arşiv belgeleri, birçoğu savaş sırasında kaleme alman eserler ve katliamı yaşayanların yakınlarıyla yapılan görüşmelerden oluşan bu kitap, Edeköy Katliamı üzerine hazırlanmış ilk geniş çaplı araştırmadır.

Online satın almak için:

https://www.kitapyurdu.com/kitap/balkan-savaslarinda-trakya-ve-1912-edekoy-katliami/455861.html&manufacturer_id=205274

https://www.idefix.com/Kitap/Balkan-Savaslarinda-Trakya-Ve-1912-Edekoy-Katliami/Arastirma-Tarih/Tarih/Dunya-Tarihi/urunno=0001749968001

https://www.dr.com.tr/Kitap/Balkan-Savaslarinda-Trakya-Ve-1912-Edekoy-Katliami/Arastirma-Tarih/Tarih/Dunya-Tarihi/urunno=0001749968001

https://www.nadirkitap.com/balkan-savaslarinda-trakya-ve-1912-edekoy-katliami-atakan-sevgi-kitap12396929.html